• Sağlıklı Yaşam

    Sebze ve Meyvedeki Renklerin Sağlığa Faydaları

    Sebze ve meyvelerin o göz alıcı, canlı renklere sadece güzel görünmek için mi bürünmemişlerdir. Her rengin bir adı ve dahası sağlığa çok önemli yararları vardır. Size bugünkü yazımda meyvelerin rengini hangi maddelerin verdiğini ve hangi renk meyvenin ne gibi faydaları olduğunu anlatmaya çalışacağım. Lutein – Beta Karoten – Antosiyanin – Alisin – Likopen Bu beş madde meyve ve sebzelerin içinde bulunur ve onlara renk verme özelliğinin yanında besin değerlerini artırır. Eğer sebze ve meyveleri renklerine göre sınıflandıracak olursak aynı renkteki bu besinlerin hemen hemen aynı faydaları sağladıklarını görürüz: Yeşil = Lutein Lutein nedir? Yeşil renkli bitkilerde bulunan bir pigment. Aslında rengi sarı (Latince Lutei: Sarı kelimesinden gelmektedir.), ama daha çok yeşil renkli…

  • Sağlıklı Yaşam

    Önce Modern Tıp

    Hastalık meydana geldiğinde bunun “modern tıpla mı yoksa geleneksel yöntemlerle mi çözüme ulaşması uygun olur” tartışması artık giderek artıyor. Modern tıbbın, kimya üzerine kurulmuş tedavi seçenekleri nedeniyle insanlar ilaçla tedavi olmak yerine öncelikle hastalıklarını doktora gitmeden, ilaçsız şekilde atlatmaya çalışıyor. Eğer çözüm bulamazlarsa işte o zaman bir kapı çalmak gerekiyor. Rahatsızlığınızla ilgili olarak öncelikle modern tıbbın çözümlerini öğrenmek ve tedavileri uygulamak gerekir. Geleneksel veya tamamlayıcı tıp uygulamaları ancak hastanın modern tıbbı denediği ve hastalık karşısında yapılabilecek her şeyin bittiği noktada bir çözüm olarak yer almalıdır. Bu sayede hastanın kanıta dayalı olmayan ve tamamen kişinin ruhu ve inancına hitap edecek bir yaklaşım sergilenebilir.   Bu noktadan sonra kişinin beyni, negatif enerji üretiminden temizlenmiş…

  • Tedavilerim

    Tedavilerim

    Mevcut rahatsızlığınız ile ilgili olarak öncelikle sorunun kaynağı değerlendirilir. Çalışan koşullarından kaynaklı sorunlara karşı koruyucu hekimlik görevi işyeri hekimlerince sağlanır. Sizi hastalandıran şey çalışma ortamındaki bir olumsuzluktan kaynaklanıyorsa bu durumu mutlaka işyeri hekiminize bildirmelisiniz. Ancak hastalığınızın tedavisi için hastane /muayenehane şartlarında bir hekime başvurmak gerekir. Yapılacak değerlendirme sonucu rahatsızlığın neden kaynaklandığı ve size ne gibi zarar verdi,ği ortaya konarak bir kaç çözüm yolu önerilecektir. Tedavi seçeneklerini medikal ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz. Doktorunuz mevcut rahatsızlığınızı ortadan kaldıracağını düşündüğü ilaçları size reçeteleyebilir veya cerrahi bir takım girişimlerde bulunmayı teklif edebilir. Bu klasik anlamda bir hastanın değerlendirildikten sonra her zaman rutinde uygulanan bir prosedürdür. Sadece ilaçla tedavi veya sadece cerrahi…

  • Ofis Sağlığı

    Stres Yönetimi

    Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor.İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor ama o ölçüden fazlası iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Stressiz bir insan yoktur. Çünkü insanlar çevrede olup bitenlere tepki verirler. Eğer stres hiç yoksa kişi tepki veremez. Çünkü enerjisi yoktur. Bu da ölüm demektir. Bu yüzden stres hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bunun tam tersi bir durumda, yani aşırı streste de insan yaşayamaz. Çünkü aşırı bir şekilde enerjisini sarf etmektedir. Bu yüzden olması gereken düzeyde stres olmalıdır. STRES ANINDA VÜCUTTAKİ DEĞİŞİKLİKLER Stres anında beyinden vücuda savaş ya da kaç mesajı gelir. Bu sırada kalp daha…

  • Tedavilerim

    Holistik Tıp

    ‘’Holistik’’, bütüncül (tümü kapsayan) anlamına gelen bir sözcüktür ve  arzulanır düzeyde bir sağlık durumu için, fiziksel, duygusal, sosyal ve manevi boyutların tümünün dikkate alındığı bir modeli tanımlar. Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Düşünce ve duygularımız, nörolojik sistem ve dolaşım sistemi aracılığıyla bedenimizi doğrudan etkiler. Aynı yolla, bedensel sağlık da beyne gönderdiği sinyallerle duygu ve ruh durumumuzu şekillendirir. Milyarlar ve milyarlarca nörotransmitter, peptid, hormon gibi kimyasal molekül, beyni bedene, bedeni beyne bağlar. Yani, beyin ve beden birbirinden bağımsız çalışan organ ve sistemler değildir. Holistik Tıp bu nedenle, kullandığı metotlarla, tüm sistemi birlikte ele alır.…

  • Baş Ağrıları

    Günlük Kronik Baş Ağrıları

    Günlük kronik baş ağrıları, ikincil grup baş ağrılarına neden olarak gösterilen hastalıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Ancak başka bir olasılık da bu ağrıların birincil gruba dahil, herhangi bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılar olmasıdır. Bu durumda vücudunuz ağrı sinyallerine karşı aşırı tepki vermeye başlamış ya da beyninizin ağrıyı bastıran sinyalleri görevini yeterince iyi yapmıyor olabilir. Başka hastalığa bağlı olmayan ama her gün ortaya çıkan ağrılardan şikayet eden kişilerin çoğunda, çok sık ağrı kesici aldıkları için tekrarlayan baş ağrıları görülür. Ağrı kesiciye alışan vücut, ilaç alınmadığında baş ağrısıyla cevap verir. Haftada 3 günden ve ayda 9 kezden fazla ağrı kesici alıyorsanız, günlük baş ağrıları riskiyle karşı karşıyasınız demektir.

  • Baş Ağrıları

    İkincil Baş Ağrıları

    İkincil Baş Ağrıları başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar. Baş ağrısına neden olan hastalıklardan bazılarını aşağıdaki listede bulabilirsiniz. Daha önce hiç yaşamadığınız türde, şiddetli, sık tekrar eden, enseden başlayan ve ani gelişen baş ağrıları yaşıyorsanız, bu ağrıların altında üzerinde durulması gereken başka bir rahatsızlık yatıyor olabilir. Yukarıdaki tanıma uyduğunu düşündüğünüz ağrılar mutlaka ciddiye alınmalı ve ihmal edilmemelidir. Baş ağrısıyla birlikte kusma, bulantı, zihin bulanıklığı ve görme bozukluğu gibi şikayetleriniz de varsa, zaman kaybetmeden bir doktora görünmelisiniz. İkincil baş ağrısının altında yatan bazı hastalıklar hayati risk taşıdıklarından, erken teşhis oldukça önemlidir.   İkincil Baş Ağrılarına Neden Olabilecek Hastalıkları Şu Şekilde Sıralayabiliriz: Baş ve boyun yaralanmaları Beyin damar hastalıkları Beyin sinir hastalıkları…

  • Baş Ağrıları

    Küme Tipi Baş Ağrısı

    Küme baş ağrısı aniden başlar ve kişiyi, gece uykusundan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Ağrı gün içerisinde birkaç kez kendini gösterir ve bu durum aylarca sürebilir. Ardından ağrı aynı şekilde kaybolur ve yine birkaç ay boyunca ortaya çıkmaz. Henüz bu tip ağrıların kesin nedeni bilinmiyor olsa da, bazı bilimadamları bu durumu serotonin ya da histamin salgısının ani salgılanmasıyla bir bağlantısı olduğunu düşünmektedir. Parlak ışıklar, yüksek irtifa, sıcaklık ve fiziksel yorgunluk, küme baş ağrısını tetikleyebilir. Küme baş ağrısı diğer baş ağrısı türlerine göre daha az rastlanan bir ağrıdır.  

  • Baş Ağrıları

    Gerilim Tipi Baş Ağrısı

    Gerilim tipi baş ağrısı, boyun ve kafa derisini de içine alabilen bir ağrıdır. Genellikle başın arka tarafında başlayıp öne doğru yayılır. Omuz, boyun, kafa derisi veya çene kaslarının gerilmesi bu tipteki baş ağrısının başlıca nedenidir. En çok karşılaşılan baş ağrısı olan bu türde, anksiyete, depresyon, stres ya da başın zedelenmesi, kas gerilimine ve baş ağrısına yol açar.   Uzun bir süre boyunca başın sabit bir şekilde tutulduğu, örneğin bilgisayar başında çalışmak gibi aktiviteler gerilim tipi baş ağrısına neden olabilir. Bu tip baş ağrsının diğer tetikleyicileri aşırı efor sarfetme, kötü uyku pozisyonu, uykusuzluk, diş gıcırdatma, halsizlik, sinüzit, göz yorgunluğu veya öğün atlama olarak sıralanabilir. Bazı gıdaların da baş ağrısını tetiklediği bilinmektedir.…

  • Baş Ağrıları

    Migren

    Migrenin neden ortaya çıktığı henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da, genetik ve çevre faktörlerinin bu durumda önemli bir rol oynadığı bilinir. Migren beyin damarlarının çeşitli tetikleyiciler nedeniyle genişleyip tekrar daralmasıyla ortaya çıkan baş ağrılarıdır. Kan dolaşımı sorunlarının ve ağrı sinyallerini iletmede önemli bir rolü olan, 5. beyin sinirindeki (trigeminal) değişikliklerin de migrene yol açma ihtimali üzerinde durulur. Araştırmalar serotonin ve diğer ağrı düzenleyici kimyasalların migrenin ortaya çıkmasında etkisi olabileceğini ortaya koymaktadır. Migren sırasında düşük seviyeye inen serotonin kimyasalı, trigeminal sinirinin ‘nöropeptid’ molekülü salmasına neden olan bir sinyal gönderir. Nöropeptidler menenje, yani beyin zarına ulaştığında bu durum migrenle ilişkilendiren baş ağrısına yol açar.   Stres, açlık, uykusuzluk, çikolata ve şarap gibi…