Gebze’de bulunan kliniğimizde Sağlık Bakanlığı onayıyla kurulmuş olan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Ünitemizde (GETAT) Akupunktur ve Hacamat tedavileri yanında Sülük Tedavisi uygulamaları da yapılmaktadır. Randevu Al

15.000’den fazla türe sahip olduğu bilinen sülükler, doğanın insan ile buluşturduğu muhteşem canlılardan bir tanesidir. Yıllardır süregelen bir tedavi yöntemini de bizimle buluşturan bu havyanlar, kan emici canlılardır ve yaşamlarını da bu şekilde sürdürüyorlar. Sorunlu bölgeye yapıştırılan sülükler, damar yolu ile vücuda giriş yaparak kan emmeye başlıyor. Ekoparazit yaşam tarzını benimseyen ve kan emerek beslenen canlılar, birçok hastalığın tedavisinde de kullanılıyor ve tıbbi sülük tedavisi karşımıza çıkıyor.

Hastalıklarda tedavi edici özelliği bulunan ; Hirudo Verbana, Hirudo Medicinalis, Hirudo Orientalis, ve Hirudo Suluki türlerine ‘’Tıbbi Sülük ‘’ denilir. Ülkemiz de en çok görülen cinsi Hirudo Verbana ‘dır.

Günümüzde ise tıbbi sülük tedavisi en gelişmiş ülkeler dahil (ABD, Kanada, Almanya, Fransa, Hollanda, Rusya vb.) dünyanın birçok ülkesinde hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır. 2004′de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve (Avrupa’daki gibi) sülüklerin eczanelerde satılmasına izin vermiştir.

Hirudo Medicinalis, Alman Tıbbi İlaçlar Kanunu’nun 2. maddesinin 1. bendi gereği ilaç olarak kabul edilmiş, daha sonra ilave edilen 4. madde ile de hazır tıbbi ilaç olarak tanımlanmıştır. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığınca kabul edilmiş 15 adet Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarından biridir.

Türkiye’de Sülük Tedavisi Uygulaması “Hekim kontrolü”nde ve Gebze’de klniğimizdeki gibi Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerde yapılması gerekmektedir. Kullanılan sülüğün yine Bakanlık onaylı üretim çiftliklerinden temin edilmiş olması gerekmektedir.

Gebze sülük tedavisi, Gebze’de sülük tedavisi, Gebze sülük, Gebze sülük merkezi, Gebze’de sülük tedavisi uygulanan merkezler, sülük tedavi merkezleri, gebze – Randevu

Tıbbi Sülük Tedavisi

Tıbbi sülük kullanılarak yapılan tedavi şekline Hirudoterapi denir. Sülükler tutunduğu bölgeyi ısırarak kan emerler. Kan emdiği bölgeye 100’ün üzerinde Biyoaktif madde içeren bir sıvı salgılarlar. Bu salgı adeta birçok ilacın karışımı gibi etki gösterir. Tıbbi sülüğün salgısı antibakteriyel ağrı kesici, antiromatizmal, tansiyon düzenleyici, antidepresan, antioksidan, kas gevşetici, bağışıklık sistemini düzenleyici gibi birçok etki gösterdiği çalışmalarla ortaya konmuştur.

Sülüğün biyoaktif salgı içeriği

Bu başlıkla ilgili daha fazla bilgi için bu yazımı okuyabilirsiniz.

Antielastase : Cilt yaşlanmasını geciktirir.
Antistasin: Protrombinaz inhibitörü
Asetilkolin like substance: Vasodilatör etki
Apyrase : Kan vizkozitesini azaltır, kanı sulandırır, akışkanlığını arttırır.
Bdellins : Analjezik, Antiinflamatuar, Nörotrofik
Bdellastasin: Analjezik, antiinflamatuar, Nörotrofik
Bivaluridin: Trombin inhibitörü
Calin : Trombosit agregasyonunun önler, kanama süresini uzatır.
Carboxypeptidase A inhibitor : Kan pıhtılarını eritir.
Chloromycetyn: Antimikrobiyaller
Collagenase: Doku geçirgenliğini arttırır
Complement inhibitor: Hasarlı komplementlerin yerine görev görür.
Decorsin: Trombosit agregasyonunun önler.
Destabilase : Antimikrobiyal, F XIII inhibitörü, Nörotrofik
Eglins : Antiinflamatuar, inflamasyon aktivitesini inhibe eder.
Factor Xa inhibitor : Pıhtılaşma sürecini inhibe eder.
Fibrinases: Yara ve skar dokusu iyileşmesini hızlandırıcı
Gama-Glutamyl Transpeptidase: Vücuttaki GGT’ye benzer etki
Gelin: Kanın pıhtılaşmasını önler
Ghilanten: Protrombinaz inhibitörü
Guamerin: Analjezik, antiinflamatuar
Hementin: Fibrinolitik
Hementerin: Fibrinolitik
High-molecular-weight bdellin B: Nörotrofik
Hirudin: Kanın pıhtılaşmasını önler
Hirustasin : Kan basıncını korur, tansiyonu dengeler
Histamin like substances: Vasodilatör etki
Hyaluronidase : Doku geçirgenliğini arttırır, antibiyotiklerin etkisini yükseltir.
Kininase and kinin-like substance: Kinin yıkımı, vazodiltör
Leech Derived Tryptase inhibitör(LDTRI): Triptaz inhibitör
New leech protein-1: Kanın pıhtılaşmasını önler
Peptide B: Antimikrobiyaller
Piguamerin: Analjezik, antiinflamatuar
Piyatin: Nörotrofik
Platelet Activating Factor Antagonist (PAFA) : Antiinflamatuar ve antitrombotik
Saratin: Trombosit agregasyonunun önler.
Whitide: Kanın pıhtılaşmasını önler
Whitmanin: Kanın pıhtılaşmasını önler
Theromacin: Antimikrobiyaller
Theromyzin: Antimikrobiyaller

SÜLÜK TEDAVİSİNİN UYGULANABİLECEĞİ DURUMLAR:

Bu başlıkla ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak için bu yazımı okuyabilirsiniz.

  • Dejeneratif eklem hastalıkları (osteoartrit)
  • Alt ekstremite variköz ven hastalıklarında ağrıyı azaltmada,
  • Lateral epikondilit gibi hastalıklarda yine ağrıyı azaltmada,
  • Flep cerrahisi sonrası görülen venöz ytmezlikler, replantasyon ve revaskülarizasyon sonrası venöz yetmezliklerde kullanılmaktadır.

Bazı Deri Hastalıkları

Egzama ve sedef (psöriazis) hastalığının tedavisinde kullanılan yöntemlerden bir tanesi de sülük tedavisidir. Kan dolaşımını hızlandırmanın yanı sıra deride yuvalanmış olan bakterileri de kısa sürede ortadan kaldıran sülükler, deri hastalıklarının büyük bir kısmında kurtarıcı olarak rol almaya devam ediyor. Antibakteriyel güce sahip olan sülükler, kan emerek bu tür hastalıkların tedavisini de sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmemize yardımcı oluyor.

Özellikle sedef hastalığının tedavisine bakıldığında başarı oranının bir hayli yüksek olduğunu görebiliyoruz. Çok sayıda hekim tarafından da tavsiye edilen bu tedavi yöntemi ile birlikte sizler de var olan deri hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz. Kan emme esnasında enzimlerin harekete geçirilmesi de yine sülükler tarafından gerçekleştiriliyor ve sorunsuz bir tedavi karşınıza çıkıyor.

Varis ve Venöz Damar Sorunları

Damaların genişlemesi sonucu oluşan ve akabinde kan dolaşımının yavaşlamasına neden olan varis hastalığı, kadınlarda çok daha sık görülen bir hastalıktır. Sülük tedavisi ile birlikte kısa sürede tedavi edilebileceğini belirtmek gerekiyor. Varislerin mevcut olduğu bölgeye yapıştırılan sülükler, genişleye damarları ferahlatarak kan dolaşımını da daha hızlı bir hale getiriyor. Varis tedavisinde en etkili yöntemlerden bir tanesi olduğunu da ifade etmek gerekiyor.

Bu tedavi için bizden yardım almanız ve daha steril bir ortamda gerçekleştirmeniz kesinlikle çok daha sağlıklı olacaktır. Sülük, vücuttaki fazla kanı emerek damarların açılmasına yardımcı oluyor ve varis sorunu da kısa bir süre içerisinde ortadan kalkıyor.

Depresyon ve Fobiler

Fiziksel rahatlamanın yanı sıra zihinsel rahatlamada da sülük tedavisi etkin bir rol oynuyor. Vücuttaki kan dolaşımını normale oranla daha yavaş bir hal aldığı takdirde vücut dengesi de bir süre sonra değişebiliyor. Depresyon ve fobilerin ortadan kaldırılmasında etkin rol oynayan sülük tedavisi ile birlikte kan dolaşımı normale dönüyor ve vücut dengesi de korunmuş olunuyor.

Fiziksel rahatlamada etkin olan sülükler, zihinsel rahatlamada da önemli bir rol oynuyor ve kısa süreli bir tedavi neticesinde kendinizi daha rahatlamış ve daha mutlu hissediyorsunuz.

SÜLÜK TEDAVİSİ UYGULANMAYACAK DURUMLAR:

  • Kanama Diyatezleri (Hemofili gibi), aktif kanama odağının varlığı, ciddi anemi
  • Cerrahi girişim öncesi, kan sulandırıcı ilaç kullanımı
  • Gebelik ve emzirme, sülük ya da diğer canlılara karşı alerji
  • Tedavi uyumunu etkileyen şiddetli psikiyatrik rahatsızlıklar
  • Lösemi, kemik iliği supresyonu varlığı ve Kanser vakalarında
  • Gastrointestinal kanama durumlarında
  • Kontrolsüz diyabet hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda
  • Son bir ay içinde mide-barsak kanaması gibi bir hastalık geçirmiş olması,
  • Cerrahi işlemlerin öncesi ve sonrası Sülük Tedavisi uygulanmaz.
  • Karaciğer siroz varlığında, Enfeksiyon varlığı (HIV pozitifliği vb.)
  • Diyaliz hastalarında (Diyalize girmekte olan hastaların vital bulguları çok değişken olduğundan)
  • Kalp pili varlığında, Çocuklarda (18 yaş altı)
  • Menstruel dönemde, Kemoterapi ve radyoterapi sırasında sülük tedavisi uygulanmamaktadır.

SÜLÜK TEDAVİSİNDE UYGULANMAMASI GEREKEN BÖLGELER:

  • Yumuşak cilt bölgeleri (Göz kapağı ve yakın çevresi gibi)
  • Keratinize bölgeler (Avuç içi, ayak tabanı gibi)
  • Önemli Damarların Üzerleri (Boyun, Çene altı, Koltukaltı, Kasık v.b.)
Gebze’de Sülük Tedavisi yapılan kliniğimizden bir görüntü. Dr. Fatih Hakan ÇAM tarafından uygulanıyor.

Sülük Tedavisi Öncesi

Sülük tedavisinin birçok farklı hastalıkta sorunsuz bir şekilde uygulanabildiğinden bahsetmiştik. Tedavi öncesi dönemde hastanın şikayetleri dinlenecek ve sülük tedavisi için uygun olup olmadığı araştırılacaktır. Eğer hastalık, sülük tedavisi ile tedavi edilebilecek bir sorun ise hastanın yapması gerekenler de yine doktor tarafından detaylı bir şekilde aktarılacaktır. Hastanın durumunun analiz edilmesinde şikayetlerin değerlendirilmesi büyük bir önem taşıyor ve hastalığın teşhisi sürecini de daha kolay hale getiriyor. Çok sayıda farklı hastalığın tedavisinde yıllardır kullanılan sülükler, kan emici canlılardır ve yaşantılarını da bu şekilde sürdürmektedir. İnsan vücudundaki kanı emerken enzimleri harekete geçiren ve kan dolaşımını hızlandıran sülükler, fiziksel ve zihinsel rahatlamayı da beraberinde getiriyor.

Hastanın Durumunun Analizi

Hastanın durumunu analiz ederken fiziksel muayeneye ihtiyaç duyulabilir ve bunun öncesinde hastanın şikayetlerine de başvurmak gerekiyor. Şikayetler doğrultusunda eğer sülük tedavisi uygun görülürse alerji testi de yapılabilir. Sülük tedavisinin en sıkıntılı komplikasyonlarından bir tanesi alerjik reaksiyonlardır ve birçok bünye bu konuda hassas olabiliyor. Alerjik reaksiyon riski varsa eğer öncelikli olarak bu konuda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Riskler en aza indirgendikten sonra sülük tedavisi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilebilir. Tedavinin komplikasyonları ve riskleri hakkında bilgilendirmenin de doğru bir şekilde yapılması ve hastanın onayının alınması şarttır.

Hastanın Yapması Gerekenler

Sülük tedavisinden önce en az 2-3 saatlik bir açlık süresine ihtiyaç duyuluyor ve hasta da bu konuda uyarılacaktır. Bununla birlikte tedaviden 1 hafta kadar önce eğer varsa kullanılan ilaçların terk edilmesi gerekiyor. Özellikle kullanılan ilaçlar arasında kan sulandırıcı ilaçlar mevcut ise bu ilaçları bir kenara bırakmanızda fayda var. Tedavi esnasında kan emme eylemi sülükler tarafından gerçekleştiriliyor ve bu da kısa süreli kanamaya sebebiyet verebiliyor.

Kan sulandırıcı ilaçlara devam ettiğiniz takdirde tedavi esnasında kanamanın şiddeti artabilir ve müdahale etmek de çok daha zor olacaktır. Bu konuda da gerekli uyarılar doktorunuz tarafından yapılacak ve bilgi verilecektir. Doktorunuzun uyarılarını göz önünde bulundurduğunuz takdirde başarılı bir operasyon sizleri bekliyor olacak ve elde edeceğiniz sonuçlar da çok daha sağlıklı bir şekilde karşınıza çıkacaktır.

Tedaviden Önce Kan Sulandırıcı İlaçlar Kullanmaya Ara Vermek

Sülük tedavisinde kanama riskinin yaşanması oldukça yüksek, bu yüzden kan sulandırıcı ilaçların en az 1 hafta öncesinden bırakılması gerekiyor. Doktorunuz bu konuda uyarılarını yapacaktır ve bu uyarıyı dikkate alarak hareket etmeniz kesinlikle sizlerin lehine olacaktır. Tedavi esnasında meydana gelecek kanamanın durdurulması mümkündür ancak bu ilaçlar kanama şiddetini etkiliyor ve tetikliyor. Kanamanın artması da operasyon esnasında yaşanabilecek sıkıntılı durumlardan bir tanesidir. Kullandığınız ilaçları doktorunuz ile paylaşmalı ve risk taşıyan bir ilaç türü varsa bu ilacın kullanımını en az 1 hafta öncesinden terk etmelisiniz.

Tedavinin Uygulanacağı Bölgeye Kozmetik Ürün Kullanmamış Olmak

Tedaviden sona bunu yapabilirsiniz ve herhangi bir sakınca ya da yan etki durumu söz konusu değildir ancak tedaviden önce kozmetik ürün kullanımı başarı oranını düşürüyor. Özellikle uygulamanın yapacağı bölgeye herhangi bir şekilde kimyasal ürün sürülmemelidir. Doktorunuz bu konuda gerekli detayları sizinle paylaşacak ve cilt bakımını nasıl yapmanız gerektiğini de aktaracaktır. Tedaviden önce uymanız gereken bazı kurallar var ve bu kuralları yerine getirdiğiniz takdirde çok daha sağlıklı bir tedavi süreci sizleri bekliyor olacaktır. Tedavinin uygulanacağı bölgenin temiz ve doğal olması büyük önem taşıyor bu yüzden dışarıdan bir madde ile cildinize müdahale etmemenizde fayda vardır.

Sülük Tedavisi Sonrası

SÜLÜK TEDAVİSİ SONRASI GÖRÜLEBİLEN KOMPLİKASYONLAR:

Uzun süren kanama
Sülük ısırma noktasında kızarma, döküntü ve kaşıntı, olabilmektedir.
Sülüğün vücudunda bulunan Aeromonas hydrophila enfeksiyonu
Her hasta için farklı sülük bir defa kullanılmalıdır.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi GETAT Arastirma Merkezi

Sülük tedavisi her ne kadar basit bir operasyon gibi lanse edilse de ciddi bir tedavi yöntemi olduğunu unutmamak gerekiyor. Tedaviden sonra dikkat etmeniz gereken çok sayıda detay var ve doktorunuzdan bu konuda da bilgi almalısınız. Tedaviden sonra 1 günlüğüne de olsa istirahat edebilirsiniz ve özellikle kanamanın yoğun olduğu bir operasyon geçirmişseniz bu konuda çok daha dikkatli davranmanızda fayda vardır. Tedavi sonrası dönemde karşı karşıya gelebileceğiniz komplikasyonlar konusunda da doktorunuza başvurabilir ve yardım alabilirsiniz. Karşınıza çıkacak sorunlar hakkında bilgi sahibi olmanız, süreci daha doğru ev daha sağlıklı bir şekilde atlatmanıza da yardımcı olacaktır. Kanama, bilinç kaybı ve ağrı durumları da komplikasyonlardan bazılarıdır.

Hareketli İşler Yapmamak

Sülük tedavisinden sonra hastanede kalmanıza ya da yatış almanıza gerek yok ancak evinizde bir gün boyunca uzanır pozisyonda dinlenebilirsiniz. Gündelik hayatlarınıza ve iş hayatınıza dönüşünüz çok uzun sürmeyecektir ancak sülük tedavisi ayak bölgesi için gerçekleştirilmişse eğer bir süreliğine hareketli işler yapmaktan kaçınmanız gerekecektir. Kan dolaşımı normale döndükten sonra vücudun aşırı hareketli olması çok da tavsiye edilen ya da sağlıklı görülen bir durum değildir. Bir günlük istirahat bu bağlamda yeterli oluyor ve sonrasında gündelik hayatlarınıza adım atabilirsiniz. Eğer gün boyu ayakta olduğunuz bir işte çalışıyorsanız birkaç gün de olsa izin almanızda fayda vardır. Doktorunuz da rapor konusunda sizlere yardımcı olacaktır.

Antihistaminik Kullanımı

Histamin etkisini önleyen bir ilaç grubu olarak karşımıza çıkan antihistaminikler, sülük tedavisinden sonra kullanılmaması gereken ilaç gruplarından bir tanesidir. Alerjik sorunlar ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde vücudun ortaya koyduğu bir savunma sistemi olarak bilinen histamin, sülük tedavisi sonrası karşılaşabileceğiniz durumlardan bir tanesidir ancak az önce de ifade ettiğimiz gibi bu tür durumlarda amatörce müdahalelerde bulunmak yerine doktorunuzdan yardım alabilir ve yine doktorunuzun önerileri doğrultusunda hareket edebilirsiniz. Kulaktan dolma bilgiler ile kendi başınıza tedavi olmaya kalkışmanız, yapacağınız en büyük hatalardan bir tanesidir ve bu hataya düşmeden operasyonu gerçekleştiren hekim ile iletişim kurmanız gerekecektir.

Alkollü İçecekler İçmemek

Alkol, insan vücuduna her açıdan zarar veren içecek gruplarından bir tanesidir. Sülük tedavisi sonrası alkol kullanımının olabildiğince azaltılması ve hatta mümkünse tamamen terk edilmesi gerekiyor. Bağışıklık sistemini zayıflatan ve insan vücudunu yıpratan alkollü içecekler, sülük tedavisi sonrası da olumsuz etkiler yaratabiliyor ve bu yüzden kullanılması herhangi bir şekilde tavsiye edilmiyor. Sıvı ihtiyacınızı su ve doğal meyve suları ile giderebilirsiniz ve mümkünse günde en az 2 litre su içmeniz de sağlığınız için çok daha faydalı bir eylem olacaktır. Taze sıkılmış meyve suları da yine sıvı ihtiyacınızı karşılayacak içeceklerden bir tanesidir.

Bol Sıvı Tüketimi

Sülük tedavisinden sonra vücudunuzun sıvıya olan ihtiyacı iki kat oranında artacaktır. Su ihtiyacınıza doğal meyve suları ve su ile birlikte yanıt alabilirsiniz. Meyve suyu tercihlerinizi markaların satışa sunduğu ürünler yerine evde kendi hazırlayacağınız doğal meyve suları şeklinde yapmanız çok daha sağlıklı ve doğru olacaktır. Markaların piyasaya sürdüğü meyve sularının büyük bir kısmı doğallıktan uzak ve katkı maddeleri ile güçlendirilmiş olan ürünlerdir. Portakal suyu, elma suyu ve havuç suyu gibi meyve sularını kendiniz elde edebilir ve gün içerisinde bolca tüketebilirsiniz. Doğal meyve suyu desteği ile birlikte bağışıklık sistemi belli oranda güçleniyor ve daha diri bir vücut yapısı sizleri bekliyor.

SIK SORULAN SORULAR?

Sülük güvenli midir?

İşlemin güvenli ellerde steril ortamlarda kullanımı güvenlidir. Ancak unutmamak gerekir ki yüzyıllarca güvenle kullanıla gelmiş ve komplikasyonları da son derece nadirdir.

Sülük tedavisi ağrılı mıdır?

Ağrı düzeyi kişiye göre değişir. Sülüğün oluşturacağı ağrı arı ısırığı kadar denilebilir. Ancak bir farkla; Sülük ısırmasından 1 ile 5 dk sonra canlının ağız salgısındaki maddeler anestezi etkisi göstererek ağrıyı hafifletir. Arıda ise salgılar alerjik reaksiyon oluşturarak ağrının şiddetini arttırır.

İşlem sonrası kaşıntı olur mu?

İşlem sonrası en sık görülen yan etki kaşıntıdır. Bu alerjik bir reaksiyon değildir. Ağız salgısının oluşturduğu bir etkidir, 2-3 günde kaybolur. Bunun için önerimiz sirkeli su, soğuk komprestir. Uygulama alanını çizilmelere ve darbelere karşı korumak, sülük kaynaklı olmayan sonradan oluşacak komplikasyonlar önlenebilir.

Kan kaybı çok olur mu?

Hayır olmaz. Bir sülüğün emebileceği kan maksimum 10 cc’yi geçemez. Toplamda oluşabilecek kayıp bir çay bardağını (yaklaşık 100 cc) geçmez. Hacamattan çok daha az kayıp olur.

Enfeksiyon riski nedir?

Güvenli olmayan ellerde bu risk her zaman vardır. Defalarca veya çok hastaya kullanılmış sülüklerin en önemli riski bulaşıcı hastalıklardır. (Hepatit B, C, HIV ) Hirudo medisinalis ‘in bağırsaklarında bulunabilen aeromonas spp. bakterilerinin enfeksiyon oluşturma risk vardır. Bu durumdan da güvenli ellerde işlem yaptırarak kurtulabiliriz.

Sülük tedavisi ilkel bir tedavi yöntemi olarak lanse ediliyor ancak tıbbi sülük tedavisi, yıllardır uygulanan profesyonel ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Birçok hastalığın tedavisinde etkili olan bu tedavi yönteminde sülüklerden faydalanılıyor. Sülük, sıradan bir hayvan değil ve kan emerken vücudu harekete geçiriyor olması da tedavinin en temel amaçlarından bir tanesidir. Eklem ağrılarının tedavisinde, birtakım göz hastalıklarının tedavisinde, depresyon sorununun ortadan kaldırılmasında ve daha birçok sorunda sülük tedavisine başvuruluyor. Doğru bir şekilde uygulandığı takdirde sonuç elde etmek mümkündür ve daha da önemlisi bu tedavi yönteminin klinik ortamda gerçekleştirilmesi şarttır. Evde amatör bir şekilde sülük tedavisi uygulamak çok da tavsiye edilen bir müdahale biçimi değildir ve tehlike arz edebiliyor.

Sülük tedavisi hastalıkların tedavisinde ne kadar etkilidir?

Sülük tedavisi doğru bir şekilde uygulandığı takdirde bazı hastalıklarda %100 başarı oranı ile karşımıza çıkıyor. Bu hastalıklardan bir tanesi hiç şüphesiz varis sorunudur. Varis hastalıklarının kesin tedavi yöntemi olarak bilinen sülük tedavisi, bazı göz hastalıklarının tedavisinde de %50’nin üzerinde başarı oranına sahiptir. Klinik ortamda uygulanan tedavi yöntemi ile birlikte bedensel olduğu gibi zihinsel bir rahatlama durumu da söz konusudur ve özellikle depresyonda olan kimselerin de bu tedaviden faydalandığını görebiliyoruz. Etkili tedavi yöntemlerinden bir tanesi olan sülük tedavisi ‘’Tıbbi Sülük’’ tedavisi olarak tıp literatüründe de yerini almış durumda.

Sülük tedavisi en çok hangi hastalığın tedavisinde uygulanır?

Varis tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir ve en çok da bu hastalığın tedavisinde uygulanır. Varisin olduğu bölgeye yerleştirilen sülükler kısa süre içerisinde kanı emmeye başlıyor ve bu esnada damarlardaki rahatlamayı da hissedebiliyorsunuz. Herhangi bir acı ya da ağrı durumu söz konusu değildir ve kısa sürede tedavi sonuçlanacaktır. Varis tedavisinde en önemli amaç kan dolaşımını hızlandırarak damarda birikmiş olan kanların alınmasını sağlamaktır. Sülük hayvanı da bu işi kusursuz bir şekilde yapıyor ve görevini yerine getirdikten sonra kendiliğinden vücuttan ayrılıyor.

Tedavi ne kadar sürer?

Bu durum hastaya ve hastalığa bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Net bir süre vermek elbette mümkün değil ancak klinik ortamda doktorunuz bu konuda sizlere yardımcı olacak ve bilgilendirme yapacaktır. Sülük tedavisinde doğal anestezi gibi bir durum söz konusu çünkü sülük hayvanı emmeye başladığı bölgeyi kendiliğinden uyuşturuyor ve bu esnada herhangi bir acı çekme durumu söz konusu olmuyor. Tedaviden sonra meydana gelecek komplikasyonlar hakkında da bilgi sahibi olmanız gerekiyor ve karşılaşacağınız riskler sonucunda hiç vakit kaybetmeden doktorunuzdan yardım almalısınız. Şiddetli kanama ve özellikle bilinç kaybı durumu en riskli komplikasyonlar arasında gösteriliyor ve hiç vakit kaybetmeden müdahale etmek gerekiyor.

Tedaviden sonra ne zaman iyileşme gözlemlenmeye başlar?

1 haftalık süre içerisinde tedavinin etkisini net bir şekilde göreceksiniz. Varis tedavisinde ise bu süre çok daha kısa ve ayağa kalktığınız andan itibaren damarlardaki iyileşmeyi gözlemleyebiliyorsunuz. Oldukça başarılı ve etkili bir tedavi yöntemi olan sülük tedavisi, yıllardır sorunsuz bir şekilde uygulanıyor ancak burada dikkat etmeniz gereken en önemli husus, tedavinin klinik ortamda gerçekleştirilmesidir. Evde kendi başınıza ya da yakın çevrenizden yardım alarak gerçekleştireceğiniz tedavi riskli olabilir ve kanama durumunda müdahale etmek de kolay olmayacaktır. Klinik ve steril bir ortamda uygulandığı takdirde gayet başarılı sonuçlar elde ediliyor ve bununla birlikte gündelik hayatlarınıza da kısa sürede adapte olabiliyorsunuz. Sülük tedavisi, yıllardır uygulanan özel bir tedavi yöntemidir ve birçok hastalığın tedavisinde de etkin rol oynuyor.

Tedavi sonrası kaşıntı normal mi?

Sülük tedavisi sonrası kaşıntı sorunu ile karşı karşıya gelmeniz gayet normal bir durum ve hastalığın komplikasyonları arasında bu tür bir sorunun yer aldığını da belirtmek gerekiyor. Tedaviden hemen sonra kısa süreli gerçekleşecek olan kaşıntı durumu eğer uzun süreli bir hal alır ve rahatsız edici boyuta ulaşırsa hiç tereddüt etmeden doktorunuzdan yardım alabilirsiniz. Özellikle sülük yapıştırılan bölgelerde kaşıntının olması normal bir durum olarak kabul ediliyor ve zaten doktorunuz da bu konuda gerekli bilgilendirmeyi yapıyor. Az önce de ifade ettiğimiz gibi devam eden bir sorun olması durumunda profesyonel yardım almanız çok daha sağlıklı olacaktır.

Sülük tedavisi riskli bir tedavi yöntemi midir?

Sülük tedavisi riskli bir tedavi yöntemi değildir ve yıllardır başarılı bir şekilde uygulandığını da belirtmek gerekiyor ancak tedavinin sağlıklı sonuçlar vermesi için klinik ortamda gerçekleştirilmesinde fayda vardır. Bazı hastalar ne yazık ki bu tedaviyi kendi başlarına ev ortamında da gerçekleştirebileceklerini düşünüyorlar. Bunu yapan çok sayıda insan var ancak doğru olmadığını bir kez daha belirtmek gerekiyor. Klinik ortamda steril bir şekilde gerçekleştirilmesi, elde edilecek sonucu da belli oranda etkileyecektir. Klinik ortamda gerçekleştirildiği takdirde herhangi bir risk taşımıyor ve yan etkilerini en aza indirgemek de mümkündür.

Sülük tedavisi ne sıklıkla uygulanır?

Tedavinin hangi aralıklarla uygulanacağına doktorunuz karar verecektir ve bunun için de gerekli tetkiklerin eksiksiz bir şekilde yapılması gerekiyor. Hastalık belirlendikten sonra sülük tedavisi için uygun olup olmadığı tespit ediliyor ve uygunluk durumunda süreç başlatılıyor. Sülük tedavisi, riskli bir tedavi yöntemi değildir ancak her tedavi yönteminde olduğu gibi bu müdahalede de birtakım riskler ve yan etkiler elbette mevcuttur. Doktorunuz bu konuda bilgi paylaşımında bulunacak ve herhangi bir sorun ile karşı karşıya geldiğinizde neler yapmanız gerektiğini de aktaracaktır. Tedavi süreci hakkında da doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz ve tedavi tarihleri de yine doktor tarafından belirleniyor.

Tedaviden sonra hastalık tekrarlayabilir mi?

Hastalığın tekrarlama durumu elbette vardır ve dikkatli davranmadığınız takdirde karşı karşıya gelme durumu da söz konusudur. Sülük tedavisi tamamlandıktan sonra dikkat etmeniz gereken hususları yerine getirdiğiniz sürece bu riski en aza indirgemeniz de mümkündür. Sülük tedavisi herhangi bir hastalık için kesin tedavi yöntemi olarak lanse edilemez. Yani hiçbir şekilde bu tedaviden sonra hastalık tekrar etmeyecek gibi bir söylemde bulunmak söz konusu değildir. Başarılı bir tedavi yöntemi olduğunu biliyoruz ancak hasta kişi dikkatli davranmadığı ve doktorun uyarılarını göz önünde bulundurmadığı takdirde ne yazık ki sorunun tekrar etmesi de olası bir durumdur.

Sülük tedavisi neden tercih edilmektedir?

Uygulanışı gayet basit bir yöntem olmasının yanı sıra cerrahi müdahale gerektiren bazı durumlarda bile işe yarar bir yöntem olması bu tedavi yöntemini daha popüler ve daha tercih edilir hale getirmiş durumda. Herhangi bir risk taşımıyor olması da bu tedaviyi tercih edilir kılan unsurlardan bir tanesidir. Etkisi güçlü bir tedavi yöntemidir ve kısa süre içerisinde ayağa kalkabileceğiniz bir yöntem olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Sülük tedavisi uygulaması nerelerde yapılmakta?

Birçok özel klinikte bu tedavi hali hazırda gerçekleştiriliyor. Eğer yaşadığınız sorun sülük tedavisi ile tedavi edilebilecekse doktorunuz bu yöntemi tercih etmekten çekinmeyecektir. Birçok hastalığın tedavisinde etkili olan bu yöntem, geçmiş yıllara bakıldığında birçok medeniyetin de tercih ettiği bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Sülük tedavisi hangi yaş grubu için uygundur?

18 yaşını doldurmuş herkes bu tedaviden faydalanabiliyor. Klinik ortamda sorunsuz bir tedavi süreci sizleri bekliyor ve herhangi bir risk taşımadığını da belirtmek gerekiyor. Yan etkiler ve komplikasyonlar hakkında bilgi sahibi olduğunuz takdirde tedavi sonrası dönemde de büyük sorunlar ile karşı karşıya gelmeyeceksiniz.

Küçük yaştaki çocuklara uygulanması tavsiye edilen bir tedavi yöntemi değildir ve bir diğer dikkat edilmesi gereken husus da bu uygulamanın evde amatör bir şekilde yapılmaması yönündedir. Bu detaylara dikkat ettiğiniz takdirde başarılı sonuçlar elde etmeniz mümkündür. Klinik ortamında gerçekleştirildiği takdirde elde edilecek sonuçlar çok daha başarılı ve çok daha tatmin edici bir hal alacaktır. Özel klinikler de bu konuda hastalara yardımcı olmaya devam ediyorlar.

Sülük tedavisi kimlere önerilmez?

Kalp yetmezliği olan kişilerin sülük tedavisi olması tavsiye edilmiyor. Bununla birlikte diyabet hastası kişiler de sülük tedavisinden faydalanamıyor. Sülük tedavisinin uygulanamayacağı bir diğer grup ise gebe kadınlardır. Gebelik döneminde bu tür tedavi yöntemleri büyü bir risk taşıyor ve uygulama esnasında meydana gelen kanama durumu da hem anne hem de bebek için zararlıdır. Emziren anneler de bu listede yer alıyor ve eğer sizler de bu grupta iseniz sülük tedavisi olamazsınız. Sülük tedavisi, yıllardır kullanılan tedavi yöntemlerinden bir tanesi ve an itibarıyla çok sayıda klinikte bu tedavi yöntemi sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Sülük tedavisinde kullanılan bir sülük, ikinci bir tedavi için kullanılamaz. Yeni bir canlının kullanılması, tedavinin başarısını arttıracaktır ve bu konuda doktorların da bilinçli bir şekilde hareket etmeleri gerekiyor.

18 yaşını doldurmuş herkes bu tedaviden faydalanabiliyor ve elbette yukarıdaki durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Kan emici hayvanlar olarak bilinen sülükler, insan vücudunda tedavinin uygulanacağı bölgeye yapıştırılıyor ve bir süre sonra yeteri kadar kan emildikten sonra kendiliğinden vücuttan ayrılıyor. Sülük tedavisinde ek bir müdahale yöntemine ihtiyaç duyulmuyor ve bu canlılar kendiliğinden damar yolundan giriş yaparak kan emme eylemini başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.

Dr. Fatih Hakan ÇAM
Gebze Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kliniği
Randevu: 0 538 085 20 44
instagram: @GebzeAkupunktur
Yazı Ekleme Tarihi: 04.04.2019 
Yazı Güncelleme Tarihi: 07.07.2019

0 yorum