Hacamat

Hacamat, kelime anlamı olarak Arapça emmek manasına gelir. Deriden ufak insizyonlardan (çiziklemeleri) vakum yolu ile kan alınması olan hacamat, genellikle iki omuz arasından, sırttan, başın arka tarafından yahut vücudun herhangi bir yerinden bardak veya boynuzla alınır. Profesyonel olarak yapılan hacamatlarda kan alma işlemi özel vakumlu aparatlar kullanılır.

Kupa tedavisi olarak genellenen tedavilerde M.Ö. 2500 yıllarından beri Çin, Tibet ve Mısırda uygulama alanı bulmuş, ilerleyen zamanlarda Roma İmparatorluğu, İslam Dünyası, Avrupa, Rusya ,Güney Asya ve Amerika’da yaygın olarak kullanılmıştır. Kupa tedavisi ingilizcede evrenselolarak “cupping terapy” denmektedirler. Kupa yapılan bölgenin çizilerek kanın dışarıya aktarılmasına ISLAK KUPA TEDAVİSİ (wet cupping therapiy) denmektedir. Bu uygulama Arabistan bölgesinde “hicame / hijam”; Türkler’de ise “hacamat” olarak bilinmektedir.

Kupa Tedavisinden farklı olarak hacamat uygulamasında kupa çekilen bölgeye neşter ile çizikler atılarak bölge kanatılır ve tekrar kupa uygulanır.

Hacamatta yapılan kesiler, cilt tabakaları göz önünde bulundurularak hiç iz bırakmayan çok yüzeysel incecik çizikler halinde büstri ile uygulanır.

Hacamatta kupa çekilen bölge neşterle kesiler atılarak yeniden kupa çekilir.

Hacamat ile kan verme işlemi ayrı yöntemlerdir. Hacamatta deri altında birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması sağlanıyor. Damardan verilen kan vücudun kullandığı temiz kandır. Hacamatla sadece pis kan alınır.

Uyarı: Hacamat işlevinin sağlık sorunlarınızı tümüyle ortadan kaldıracak mucizevi bir işlem olarak görülmemeli. Sağlık sorunlarınızın tümüyle çözümü için mutlaka bir doktora başvurmanız gerektiğini hatırlatalım. Ayrıca hacamat uygulaması herkes için sağlıklı olmayabilir.

Hacamatın faydaları da uygulanan yerlerine göre değişiyor.

Hijam Hacamat

Kelimenin aslı Arapça hicâme(t) olup “emmek” anlamındaki hacm kökünden gelir; hacamat yaptırmaya ihticâm, bu işi meslek edinen kişiye haccâm, kullandığı fanus ve bardak gibi aletlere de mihcem (mihceme) denir.

Bu yöntemle kan almak yahut vücudun istenen yerine kan toplamak için, küçük bir fanus ters tutularak içine süratle sokulup çıkarılan bir alev vasıtasıyla havası boşaltıldıktan sonra vücuda kapatılmakta, böylece kanın, üzerindeki hava basıncının azaldığı o kesime hücum etmesi sağlanmaktadır. Eğer amaç sadece kan toplamak değil kılcal damarlardan kan almaksa fanus, o kesim bir bıçakla çizildikten sonra kapatılır ve bu durumda kan iç basıncın etkisiyle kolaylıkla dışarı çıkar, yani fanus tarafından emilmiş olur. Bu işlemlerden birincisine “kuru hacamat”, ikincisine “kanlı hacamat” denir.

Ancak Türkçe’de hacamat denilince akla daha çok ikincisi veya atar ve toplar damarlardan fazla miktarda kan alınması gelmektedir ki bunun adı Arapça’da fasddır; bu işi yapana da fassâd adı verilir. Türk halkı arasında kuru hacamat için “şişe çekme” tabiri kullanılır. (Kaynak:İslam Ansiklopedisi)

Ülkemizde de sık tercih edilen bir tedavi yöntemi olan hacamat, Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları” projesiyle merdiven altından çıkarılıp hekimler tarafından daha nezih ve hijyenik ortamlarda yapılmaya başlandı. Bu kapsamda kliniğimde hacamat uygulamasını temiz ve hijyenik ortamda yapılmasını sağlayarak hastalarımın şifaya kavuşmasını hedefliyorum.

Hacamat Nasıl Yapılır?

Hacamatın Faydaları

Dr. Fatih Hakan ÇAM
Yazı Ekleme: 05.04.2019
Yazı Güncelleme: 05.04.2019